ÖnAsya’nın Kalbine Saplanan Zehirli Hançer – NİLİ Casusluk Örgütü



1915 yılında Filistin’in Hayfa kentinde kurulan NİLİ casusluk örgütü, Osmanlı topraklarını hedef alan gizli bir ajanın sinsice dokuduğu ağların merkezindeydi. Osmanlı vatandaşı Yahudi botanik uzmanı Aaron Aaronsohn tarafından kurulan bu örgüt, İngiliz İstihbaratına hizmet ederek, Osmanlı’nın kalbine saplanmış zehirli bir hançer gibi çalıştı.

Aaronsohn ailesi, 1882’de Romanya’dan Osmanlı’ya göç ederek Hayfa’nın güneyinde Rothschild’in kurduğu Zicron Yakov kolonisine yerleşti. Aaron, Rothschild’in bursuyla Fransa’da tarım eğitimi aldıktan sonra, 1910 yılında Athlit’e dönerek bir tarım deneme istasyonu kurdu. Ancak bu istasyon, tarımdan çok daha fazlasına hizmet edecekti. Sonradan NİLİ örgütünün kalbi olacak bu merkez, Osmanlı’ya karşı yürütülen casusluk faaliyetlerinin yuvasına dönüştü.



NİLİ’nin asıl gücü, örgütün perde arkasında oynayan kadın ajanlardan geliyordu. Aaronsohn’un kız kardeşi Sarah Aaronsohn, NİLİ’nin Filistin’deki operasyonlarını yönetiyordu. Görevi; Türk ve Alman subaylarının biyometrik ve biyografik bilgilerini elde etmek, askeri sırları ve mahrem siyasi bilgileri İngilizlere ulaştırmaktı. NİLİ ajanları, sarmaşık gibi Osmanlı’nın damarlarına sızdı. Özellikle Yosef Lishansky ve Naaman Belkind gibi ajanlar, Filistin’de NİLİ’nin casusluk faaliyetlerini genişleterek Osmanlı’ya karşı bir bilgi savaşı yürüttüler.



1916 yılına gelindiğinde Aaron Aaronsohn, Osmanlı makamlarından bilimsel bir seyahat için vize aldı. Ancak Osmanlı yetkilileri, Aaronsohn’un ardında gizlenen Siyonist hedefleri göremediler. İngiltere’ye ulaşan Aaron, Mısır’daki İngiliz İstihbarat Üssü’nde Filistin’e yönelik casusluk faaliyetlerini yönlendirdi. Onun verdiği bilgiler, İngilizlerin Gazze Savaşları’nda Osmanlı ordusuna karşı yürüttüğü stratejik hamlelerde büyük rol oynadı.



NİLİ, sadece askeri sırları değil, Osmanlı bürokrasisine yayılan rüşvet ağlarıyla da bölgeyi adım adım Osmanlı’dan kopardı. İngilizlerle işbirliği yapan yerel halklar ve liderler, Osmanlı’ya karşı ayaklanmalar başlattılar ve bu ayaklanmalar neticesinde Osmanlı Devleti, topraklarından çekilmek zorunda kaldı.

NİLİ’nin en karanlık yanı ise, İsrail’in günümüzdeki askeri operasyonlarında hala yankı buluyor. İsrail Terör Örgütü’nün Gazze’de düzenlediği soykırım ve katliam operasyonlarında kullandığı birliklere “NİLİ” adını vermesi, tarihin karanlık bir cilvesi olarak karşımıza çıkıyor. NİLİ, Mossad’ın atası kabul edilen bu örgüt, bir zamanlar Osmanlı’ya karşı yürüttüğü casusluk faaliyetleriyle, bugün bile İsrail’in Filistin topraklarında yürüttüğü operasyonlarda yankılanıyor.

Bölgedeki Türklerin İngilizler tarafından nasıl arındırıldığını gözler önüne seren NİLİ casusluk örgütünün faaliyetleri, hala büyük bir sır perdesi altında. Osmanlı’nın en derin mahrem bilgilerini İngilizlere sızdıran bu örgüt, tarihin karanlık sayfalarında gölgelerde saklanmaya devam ediyor.

Araştırmacı Yazar Mehmet Kılnamaz

Bir Cevap Yazın

Trending

Sokak Analiz Medya sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin