Metin Külünk’ten 15 Temmuz’un 10. Yılında Ezber Bozan Açıklama: “Millet Görevini Yaptı, Siyaset Sınıfta Kaldı!”
15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’nin maruz kaldığı hain darbe girişiminin 10. yılına girilirken, AK Parti eski milletvekili Metin Külünk, çarpıcı ve sarsıcı açıklamalarıyla kamuoyunun dikkatini çekti. Yalnızca darbe gecesini değil, sonrasındaki 10 yılın muhasebesini yapan Külünk, “O gece kim neredeyse, şimdi de orada” diyerek siyaset, medya ve bürokrasiye sert eleştiriler yöneltti.
“Sahte Kahramanlar Sahnede, Gerçek Direnişçiler Dışarıda”

Külünk, 15 Temmuz gecesi milletin gösterdiği onurlu direnişe rağmen, birçok siyasi ve bürokratik ismin darbeye karşı samimi bir duruş sergilemediğini iddia etti. Bazı kişilerin sığınaklarda, bazı bürokratların ise sabaha kadar telefonlarını kapatarak “beklemede” kaldığını belirten Külünk, o gece sokakta olmayanların bugün görevde terfi ettiğine dikkat çekti.
“TRT ekranlarında kahraman gibi gösterilenlerin bir kısmı, aslında sabaha kadar çiftliklerde gizlendi. FETÖ başarılı olsaydı, konumları değişmeyecekti bile,” dedi.
“TRT Ekranlarında Gösterilen Temsil, Sahte!”
Külünk, her yıl resmi programlarla anılan 15 Temmuz’un, aslında derin bir zihinsel mücadele ve gerçek bir hesaplaşma gerektirdiğini vurguladı. Ancak bu mücadelenin medyada ve siyasette sahte temsillerle sulandırıldığını savundu:
“15 Temmuz sahte kahramanların vitrini haline getirildi. O gece Erdoğan’a sessiz kalanlar bugün en ön safta yer alıyor. Bu millet her şeyi görüyor, not ediyor.”
“Sayın Erdoğan Gemiyle Kaçacaktı” Beklentisinde Olanlar Kimdi?
Külünk açıklamasında, darbe girişiminin başarılı olmasını bekleyen çevrelerin Sayın Erdoğan için “Zaten bizi dinlemiyordu” diyerek ihaneti meşrulaştırma senaryoları hazırladığını iddia etti.
“O gece Cumhurbaşkanı’na karşı Sultan Abdülaziz’e ve Menderes’e yapılanların bir benzeri planlandı. Bu milletin direnişini öngöremeyecek kadar halktan kopuktular.”
“Siyaset, FETÖ’yle Gerçek Anlamda Yüzleşmedi”
Açıklamasında bürokrasi ve siyasetin içindeki FETÖ etkisine sert şekilde değinen Külünk, darbe girişiminin ardından geçen 9 yılda hâlâ birçok FETÖ şüphelisinin görevde yükseldiğini belirtti:
“Sokakta insanlar ‘Acaba kandırıldık mı?’ sorusunu yüksek sesle soruyor. Çünkü FETÖ ile mücadelede samimiyet sorunu var. Kahraman bürokratlar emekli edilirken, darbe gecesi ortada olmayanlar terfi ettiriliyor.”
“Bu Mücadele Talmud Eğitimiyle Saklananlarla Kazanılmaz”
Külünk açıklamalarının bir bölümünde, FETÖ yapılanmasını “teolojik bir sapkınlık projesi” olarak tanımlayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bu yapı, Evangelist-Siyonist emeller doğrultusunda Türk devlet modelini tasfiye etmeyi amaçladı. Talmud eğitimiyle yetişmiş, saklanmayı ve ikiyüzlülüğü öğrenmiş kadrolarla hâlâ mücadele ettiğimizi biliyoruz.”
“FETÖ ile Mücadele Siyasetin Gölgesine Mahkûm Edilemez”
Külünk, FETÖ’nün halen bazı medya, finans, akademi ve sivil toplum alanlarında varlığını sürdürdüğünü; Atatürkçülük, LGBT savunusu ve bazı dini yapıların arkasına saklanarak yeniden güç kazandığını öne sürdü.
“Kendilerini Erdoğan savunucusu gibi göstererek AK Parti’yi sokaktan kopardılar. Bu, Erdoğan’a yönelik sinsice bir operasyondur.”
“15 Temmuz Anması Resmi Gösterilere Tutsak Edilemez”
Külünk’ün en dikkat çeken uyarılarından biri de 15 Temmuz anmalarının yüzeyselleşmesi üzerine oldu:
“Gösterişli programlar, içi boş temsiller, içinde şüpheli isimler bulunan anmalar bu milleti tatmin etmiyor. 15 Temmuz hâlâ tehdit altındadır. Devlet gerçek bir mücadele planı açıklamalıdır.”
“Millet Vazifesini Yaptı, Şimdi Sıra Devletin Kurumlarında”
Külünk açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Millet o gece üstüne düşeni yaptı. Ama bugün siyasetin, özellikle terfi süreçlerinde gösterdiği zaaf, sokağın güvenini yok etti. FETÖ ile mücadelede rol alan bürokratların dışlanması, siyasetin bu millete borçlu olduğunu gösteriyor.”
Metin Külünk’ün 15 Temmuz’un 10. yılına girerken yaptığı bu açıklamalar, sadece bir anma konuşması değil; bir iç hesaplaşma çağrısı, devlet aklına ve topluma yönelik bir uyarı manifestosu niteliği taşıyor.






Bir Cevap Yazın