“REZAN EYLÜL’DE DIŞARDA” SÖYLEMLERİNE BOMBA GİBİ ÇÜRÜTÜCÜ DELİLLER: SU ADA BULUŞMASI MİLLÎ GÜVENLİK SORUNUNA DÖNÜŞTÜ!

Avukat Burak Bekiroğlu’nun ortaya koyduğu iddialar, Türkiye’nin gündemine adeta bomba gibi düştü. Rezan Epözdemir hakkında sadece rüşvet, KVKK ihlali ve görevi kötüye kullanma dosyaları değil; aynı zamanda CIA ve MOSSAD bağlantılı isimlerle görüşme iddiaları da tartışmayı derinleştiriyor.
Kritik Gece: 21 Haziran 2014 – Su Ada
Bekiroğlu’nun açıklamalarına göre, 21 Haziran 2014 gecesi Su Ada’da Dan Arbell ve Michael Rubin gibi Türkiye karşıtı bilinen isimlerle gerçekleşen 2 saat 38 dakikalık buluşma, Halkbank kumpası öncesinde kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Epözdemir’in bu görüşme hakkında her defasında farklı süreler söylemesi — önce yarım saat, sonra 25 dakika, X paylaşımında 15 dakika — kamuoyunun kafasında büyük soru işaretleri yarattı. Üstelik masada İngilizceyi ana dili gibi konuşan isimler varken, kardeşinin nişanlısını “tercüman” olarak getirdiğini iddia etmesi, ifadelerindeki çelişkileri daha da büyütüyor.
“Görmedim, duymadım, bilmiyorum” Çelişkisi
Epözdemir, buluşmada neler konuşulduğunu duymadığını iddia etse de bu açıklamalar, inandırıcılıktan uzak bulundu. Dahası, “Gürsel Tekin davet etti” savunması da yapılan teknik incelemelerle çürütüldü. Görüşme öncesinde ya da o gün içinde Gürsel Tekin ile herhangi bir arama kaydı ya da internet tabanlı görüşme olmadığı tespit edildi.
Bu durum, kamuoyunda “sıkışınca inkâr ve çelişki taktiği” yorumlarını beraberinde getirdi.
Yargıtay Bağlantısı ve Yeni İsimler
Bekiroğlu’nun gündeme taşıdığı bir diğer iddia, Epözdemir’in yalanlar açığa çıkınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda görevli Faruk Erşan Yılmaz’ın adını masaya sürmesi. O gece vakit geçirdiğini öne sürdüğü Yılmaz’ın gerçekten Su Ada’da olup olmadığı, baz istasyonu kayıtları ile teyit edilmek zorunda.
Zira hukuk çevrelerinde Yılmaz – Ömür Topaç – Epözdemir yakınlığı bilinen bir gerçek. Su Ada fotoğrafındaki ayrıntılar da bu iddiayı güçlendiriyor.
Casusluk Dosyasının Olay Fotoğrafı
21 Haziran 2014 tarihinde Galatasaray Adası’nda çekildiği belirtilen kare, Rezan Epözdemir dosyasındaki casusluk soruşturmasının merkezinde yer alıyor.

Fotoğrafta;
Rezan Epözdemir,
MOSSAD ajanı olduğu iddia edilen Dan Arbell,
CIA bağlantılı akademisyen Michael Rubin,
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin,
CHP ABD temsilcisi Yurter Özcan,
ve bazı diğer şahıslar aynı masada görülüyor.
Bu görüntü, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve MİT tarafından “casusluk şüphesinin başlangıç noktası” olarak değerlendiriliyor.
Milli Güvenlik ve Uluslararası Hukuk Boyutu
İddialara göre bu kare, sıradan bir yemek buluşması değil; siyasi ve askerî casusluk faaliyeti niteliği taşıyor. Uluslararası hukukta BM Şartı’nın 2. Maddesi, devletlerin iç işlerine müdahaleyi ve istihbarat amaçlı gizli görüşmeleri açıkça yasaklıyor. Ayrıca Roma Statüsü’nün 7. ve 8. maddeleri uyarınca devletin güvenliğine kasteden casusluk faaliyetleri, savaş suçuna zemin hazırlayan eylemler kapsamında değerlendiriliyor.
Kamuoyundaki Büyük Soru: İhanet Masasının Başında Kim Oturuyor?
Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşen kare, sıradan bir akşam yemeğinden çok daha fazlasını işaret ediyor. Önlerinde tabaklar ve bardaklar olsa da asıl mesele, masanın etrafında oturan isimlerin kimliği ve perde arkasında konuşulanlardır.
Ve en kritik soru, hâlâ cevapsız:
“İhanet masasının başında kim oturuyor?”






Bir Cevap Yazın