Araştırmacı Yazar Nigar Oğeday
Bakü’de görülen dikkat çekici bir davada, Azerbaycan yargısı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Tanboğa Osman hakkında emsal niteliğinde bir karara imza attı. Lüksemburg Büyük Dükalığı’nın INTERPOL üzerinden yaptığı iade talebi mahkeme tarafından reddedildi.

Karar, yalnızca hukuki boyutuyla değil; Azerbaycan-KKTC-Türkiye ilişkileri açısından taşıdığı siyasi ve diplomatik anlam nedeniyle de dikkat çekti.
INTERPOL Aramasıyla Bakü’de Gözaltına Alındı
Edinilen bilgilere göre Tanboğa Osman, 28 Ocak 2026 tarihinde İstanbul-Bakü uçuşuyla Azerbaycan’a giriş yaptığı sırada Haydar Aliyev Uluslararası Havalimanı’nda gözaltına alındı. Gözaltı işleminin, Lüksemburg güvenlik makamlarının INTERPOL üzerinden çıkardığı uluslararası arama kararı kapsamında gerçekleştirildiği öğrenildi.
Sürece ilişkin açıklama yapan avukat Muhtar Mustafayev, Azerbaycan polisinin gözaltı boyunca Osman’ın tüm yasal haklarını eksiksiz sağladığını ve avukat erişiminin gecikmeden temin edildiğini belirtti.
KKTC Temsilciliği Sürece Dahil Oldu
Olayın ardından KKTC’nin Azerbaycan temsilcisi Ufuk Turganer’in girişimleriyle savunma sürecine hukuk ekibi dahil edildi. “Adalet” Hukuk Bürosu avukatı Mirbağır Bağırov’un aynı gece savunmaya katıldığı ve tutuklama yerine alternatif tedbir uygulanması için savcılığa resmi başvuruda bulunduğu bildirildi.
Bakü Hazar Rayon Savcılığı, 31 Ocak 2026 tarihinde verdiği kararla Tanboğa Osman hakkında tutuklama tedbiri uygulanmasına gerek olmadığına hükmetti. Bunun yerine polis gözetimi şeklinde daha hafif bir kontrol mekanizması devreye alındı.
Dosya Ağır Ceza Mahkemesi’ne Taşındı
Azerbaycan Başsavcılığı tarafından hazırlanan iade dosyası daha sonra 13 Şubat 2026 tarihinde Bakü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.
Dava sürecinde Azerbaycan Barolar Birliği Başkanı Anar Bağırov’un da dosyayla yakından ilgilendiği belirtildi. Bağırov’un, konunun yalnızca hukuki değil; aynı zamanda Türk dünyası açısından hassas siyasi boyut taşıdığı yönünde değerlendirmelerde bulunduğu ifade edildi.
Savunma heyetinin ayrıca deneyimli hukukçu Elçin Usub ile kapsamlı hukuki istişareler yaptığı öğrenildi.
Savcılık da İadenin Reddedilmesini İstedi
Savunma makamı, mahkemeye sunduğu kapsamlı mütalaada iadenin Azerbaycan hukuku ve uluslararası hukuk açısından mümkün olmadığı yönünde görüş bildirdi. Aynı doğrultuda Azerbaycan Başsavcılığı ile Adalet Bakanlığı’na da resmi başvurular yapıldı.
Bakü Ağır Ceza Mahkemesi’nde Hakim Namiq Kerimov başkanlığında gerçekleştirilen duruşmaların ardından kritik karar 6 Mayıs 2026 tarihinde açıklandı.
Dikkat çeken gelişme ise Azerbaycan savcılığının da son duruşmada iade talebinin reddedilmesi yönünde görüş bildirmesi oldu.
Mahkeme, aynı gün verdiği kararla Tanboğa Osman’ın Lüksemburg Büyük Dükalığı’na iade edilmemesine hükmetti.
“Türk Dünyası Açısından Önemli Mesaj”
Kararın ardından açıklama yapan avukat Muhtar Mustafayev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın KKTC’ye yönelik yaklaşımının Türk dünyası açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti.
Mustafayev, Azerbaycan yargısı ile güvenlik kurumlarının süreç boyunca ortaya koyduğu yaklaşımın da bu siyasi vizyonla uyumlu olduğunu belirterek, verilen kararın memnuniyet verici olduğunu söyledi.
Diplomatik ve Hukuki Yansımaları Tartışılıyor
Uzmanlara göre karar, yalnızca bireysel bir iade dosyası olmanın ötesinde; Azerbaycan’ın KKTC vatandaşlarına yaklaşımı ve Türk devletleri arasındaki dayanışma açısından da sembolik önem taşıyor.
Özellikle Azerbaycan savcılığının da iade karşıtı görüş açıklaması, davanın siyasi ve diplomatik etkilerini daha görünür hale getirdi.
Kararın önümüzdeki süreçte uluslararası hukuk çevrelerinde ve Avrupa kurumlarında da yankı uyandırması bekleniyor.






Bir Cevap Yazın